SouthRidge güzelmiş aslında. Şimdiye kadar bana iyi davranan en güzel klinikteydim. Son günlerde yiyemiyor içemiyordum, sürekli ishaldim ve midem bulanıyordu. Terapistim ile bunu konuşuyordum, yazışıyorduk. Birkaç gün içinde onunla randevumda hastaneye yatışı görüşmek istediğimi yazdım. Sonra beni dinlemeden harekete geçmiş, kapıya gelen polis ve ambulans, omzuma vurulan shot, gözümü hastanede açmam. İlk önce şehir hastanesine gidiyorsunuz, vücudunuz sağlıklı mı diye bakıyorlar, sonra mental hastaneye sevk ediyorlar.
Soutridge’e gönderildim…
İlk Southrigde yatışımda, önceki doktorum bana çok zor zamanlar yaşatmıştı. Gider gitmez, onu istemiyorum diye ağladım. Hemşireler, sosyal çalışanlar ve teknikerler, bebek gibi davrandılar bana, söz veriyoruz başka doktorun olacak, dediler.
Denise ile gün doğumunu bekleme, siyahi kızlar ile Empire dizisini seyretme, uzun öğle uykuları derken geçti 1 hafta. Şimdi sırada Pine Rest yarı zamanlı programı var. Cuma günü başlayacağım. Devlet bıktı benden, iyileştirmeden bırakmayacak bu sefer kesin. Gitmezsem, yakalanıp akıl hastanesine konacağım yine ve court günü bekleyeceğim bir daha çıkabilmek için.
Akıl hastalığı işinin içinde polis ve mahkemenin olması ne kadar garip değil mi?
Neyse, döndüm. Bir daha hiç gitmem umarım. Bugün ise Empire dizisinin kalan bölümlerini izleyeceğim.
Sophie