Bilinçüstü.

Bazı insanlar bilinçüstü yaşar. Uyandığında da ruhuna yattığı yerden huzur gelir. Benim gibi, psikolojisi kırılgan biri için, bu büyük bir nimettir. Panda’nun sürekli rüyamda olması bir tesadüf değil, çok özel bir bağın, bizi birbirimize çekmesiyle alakalıdır. Bunun yanında, özlediğim ilk öğrencilerimin, yine Krallık’ta olması, bu bağın özlemle daha güçlü kurulduğuna işarettir. Çekildiğimiz kalbin kapısında bazı kurallar vardır. Kapının en az iki kere çalınması gerekir. Sadece bir kere çalınırsa, bu kapıdan içeri girmiyorum, cevabım hayır, demektir. İki kere çaldığında, bir şey demiyordur çalan kişi ama yine de girmek istiyordur. Üç kere çalarsa, hesabı vardır, kızgındır, kapıdan içeri girmek istemez. Kapıyı 4 (3+1) kere vurunca, sevinir ve bu vuruşla, kapıdan içeri girebilir o kişi.

Rakamlar, bilimden çok, doğayı ve kainatı biraz daha iyi anlamamız için vardır. Benim tüm hayatımı, bu rakamlar yönetmiştir. Her yerde karşıma çıkar 3 ve 1 sayısı. Bu sayılar beni, ben bu sayıları severim. Panda’nın da bu sayılarla arası iyidir.

Çok sıcak bir gündü, İzmir zaten her zaman Foça’dan 4-5 derece fazla sıcak olur. Yanıyordu ortalık. İnternetim veya hattım yoktu bugün. Amerikan hattım, komple gitti. Çok zor durumda kaldım. 2026 yılında, bir hattın komple gitmesi sadece, diyorum.

Kalbim ilaçlarla yoluna girmiş gibi ama bu sefer de ilaç, tansiyon ve kan şekerini etkiliyor. Bugün o yüzden gittim İzmir’e. Dozu ayarlanmalıydı ilacın. Çok sağlıklı olmaya ihtiyacım var. O gün, özellikle o gün, iyi bir bünyeye ihtiyacım var.

Kalbimi yükselttim o gün için. Bir an önce gelsin o gün.

Tatlı Rüyalar.

Sophie

Yorum bırakın