Babadağ.

Korkunç bir yolculuktan sonra, Fethiye’de konaklayacağımız Airbnb’ye geldik. Babadağ’ın hemen altında, biraz ıssız bir yer ama güzel. Marshall ile ben, daha çok denizde geçireceğiz vaktimizi, o yüzden kötü olsaydı bile, çok önemi yoktu. Bizimkiler akşam havuzuna gitti. Fethiye’ye gelip, havuza girmek, vizyonsuzluğun kralıdır. İnmek yerine, blog yazıyorum ben de.

Kardeşim ile bir daha konuşmayı düşünmüyorum. Bugün, hayatımızın en kötü kavgasını ettik. Asaletsiz cümleler kurduk birbirimize. Sonradan pişman olacağım şeyleri söyledim. Sonra 40 derece güneşin altında, blog girdim rahatlamak için.

Rahatladım mı? Hayır. 40 derece güneşin altında rahatlanır mı?

Yandım…

Fethiye’yi seviyorum. Burada Panda ile çok güzel anılarımız var. Her seferinde son gelişim olsun diyorum ama bir şekilde yolum düşüyor. Burada çok fazla oyuncak ve farklı koy seçeneği olduğu için sanırım.

Anlayamadığım şeyleri, hala anlayamadım ama sağlık olsun.

İyi Geceler.

Sophie

Yorum bırakın