Ve boşandık. Tahmin ettiğimden zor ve duygusal oldu. Gülerek girip, ağlayarak çıktık. Sabah çok erken uyanmış, heyecandan ikimiz de ne yapacağımızı bilemeyen, korkmuş bir durumdaydık. Sakinleştirici almak zorunda kaldık. İyi ki de almışız, bizden önceki duruşmadan sonra, birbirlerini dövdü iki aile. Çok kötüydü. Nereye düştük böyle dedik birbirimize. Benim bir kere başıma bir şey gelmişti mahkemede, sakinleştirici aldığım halde duruşma salonuna girmek istemedim. Hakim de sağ olsun, boşamamak için elinden geleni yaptı, yok bir kere daha deneseniz, 10 yılda hatıralarınız birikmiştir, dedi.
Biriken sadece hatıralar değildi…
Sigortaya gönül rahatlığı ile durumumuzu anlatabiliriz şimdi. Bu çok büyük bir sıkıntıydı. 2 yıl önce karar verdik ama bir türlü işten vakit bulup, gelemedik, vergi iadesi farkı nedir ödeyeceğiz, diyeceğiz. Aileler de yok artık. Kurtuldum ailesinden. O da benimkinden.
Oyuncak Krallık’ta ise Panda’ya kızdım. Şu an arkadaşıma çok ihtiyacım var, telefonun ucunda olmalıydın, dedim. Ben senin arkadaşın değilim, dedi. Görücez, dedim, görücez.
Grand Rapids’e indiğimde ambulans çağıracağım ben. Benim durum ciddi. O şekilde işe başlamam mümkün değil. LeAnne’e verdiğim sözü tutacağım.
Pazartesi gidiyoruz tatile. Aslında zaten tatildeyiz de, güya ailemizden uzak bir yere gidelim, dedik. Onlar da geliyor. Aynı yerde kalıyoruz bir de. Sosyal intihar. Pera Bebek de geliyor, teyze bana pasta alsana derse, pastane bulmak da zor.
Geliyoruz Fethiye. Boşandık, ıslatalım bunu.
Sophie