Rüyamda 20 yaşında vs 40 yaşında hali var aynı anda. İkisi arasında karıştı kafalar. 20 yaşındaki hali, çocuğum dedi kalbime yattı. Dışarıda yaşlı o, içeride genç hali. Daha önce böyle bir şey olmamıştı hiç. Genç olan daha çok seviyor, bana daha çok ihtiyacı var sanki. Ötekinin pek umrumda değilim bu aralar. Kalbini maviye boyamadı henüz. Soğuğuz. Benden kaynaklanıyor daha çok, küstüm yine. Onu görmeden bitmesin istiyorum hayat. Benim gelmeme izin vermiyor ama kendi gelebilir. Gelmiyor. Kendime de ona da söz verdiğim son yıl. Bir dahaki yaza da olmazsa, bir daha blog yazmayacağım. Ne kendisi var, ne fotoğrafları.
Benim gerçek mutluluklara, beni sevecek insanlara ihtiyacım var. Evrende tek başına kalmış gibiyim. Bir de boşanıyorum şimdi.
Eşim, kendimi affettirip, yeniden evleneceğim seninle, diyor. Hayır böyle bir şey olmayacak, dedim. Daha önce de hayır demiştin diyerek güldü.
Ben hiç gülmüyorum.
Uyudum bugün. 1 haftadır yaptığım yoğun tempodan sonra, yatağa çakıldım artık.
Uyumak gibisi yok. Foça’ya gitsem de, yüzüp yüzüp, akşam serinliğinde uykulara, bir an önce dalsam rüyalara. ABD’yi bir süre hiç düşünmek istemiyorum.
Sophie