Lucky.

Misafir kabul etmek ne güzel. Uzun zamandır, ne çok unuttuğum şey varmış. Bahçeye çıplak ayakla basmayı ve orada oturmayı unutmuşum, gürültülü bir şekilde playstation oynamanın ne kadar heyecanlı olduğunu, televizyondan dünya kupasını izlemeyi, çıkarmışım tamamen aklımdan. Annemler Grand Rapids’e geldiğinden beri, çok yoruluyorum ama diğer yandan da bunları hatırladığım için, pek şikayet etmiyorum. Keşke erken yatsalar bir tek. Bir de her buldukları alışveriş mağazasında 3-4 saat harcamasalar. Zavallı Sophie’m, beklediği yetmiyor, bir de onların bir kısmını Türkiye’ye taşıyacak. Her sene başkalarının istediklerini getiriyor, kendi Türkiye’den alışveriş yapıyor.

Rüyamda Panda’yı özledim sanki. Bugünlerde hep 20 yaşındaki hali ileyim. Farklı insanlar gibiler. Onun dışında, onun gelecekteki halini daha çok seviyorum. Eskisini de, o kadar olmasa da, seviyorum. Ona da böyle diyordum:

22 yaşım. Bir insan hayatının karşılaşabileceği en güzel şeylerden biriydin. Çok güzeldi o günler. Daha ne ister mişim ki. Ben çok şanslı biriyim.

Keşke evlenmek için, bir süre daha düşünseydim. Boşanma olacak ama yazdan sonra, bu sefer burada boşanacağız. Ailem, hayatımda evlilik olmamasını istiyor. Evliliğin bana getirdiği sorumluluklarını kaldıramıyorum, ve bana getirdiği ek aile yükünü.

Ne güzel ki, herkes aynı fikirde,

Güzel bir yaz olsun, kalbimizi, hemen şu an, maviye boyayalım.

Sophie

Yorum bırakın