Frequency.

Burnumdaki koruyucu banyoda düştü ama iyi de oldu, özlemişim görünümümü. Bebekler de orada ilginç bir şey var diyip, tüm gün burnumu sıkacaktı zaten. Bırakmıyorlar ki yakamı iki saniye. Bahçeye çıkardım oynasınlar diye, yine benim yanımdan ayrılmadılar. Boşuna güneş geçti kafamıza.

Çikolatalı renkli olana Arap Bacı diyorum ben çünkü Türk sinemasındaki Arap Bacı’nın aynısı ama yarın almayacağım sınıfıma onu, kucağa alınmayınca, öyle bir bağırıyor ki, sanırsın öldürüyorum içeride. Fotoğraftaki Henry, garibim için için gürültü yapmadan ağlıyor böyle. Canlarım benim. Yaşasın Infant 1! Ben döndüğümde, hepiniz mezun olmuş olun lütfen. Yeter, kaç aydır beraberiz, yenileriniz gelsin.

Ben gidiyorum, gidiyorum da, başlayıp başlayıp, hep aynı yerde sonlanıyorum gibi geliyor. Dün gece, Oyuncak Krallık’ta olay çıktı. Uzun zamandır gerçek hayatta deftere yazıyor, anlamlandırmaya çalışıyordum. Dün gece, burnum bir de psikolojik olarak kırıldı. Kim bu sana yazılar kopyalayan, öldüreyim mi şimdi seni, diyordu. Gerçekten bilmiyorum, eşim biri ile tartışmış, biri ona bir şey yazmış durup dururken, kim olduğu belli değil, o da eşimin ona söylediğini benim sayfama yapıştırdı, bak eşin nasıl küfrediyor, diye. Yazı sonuç olarak bana gönderilmiş oldu. Zaten ben çok kızdım eşime. Ona, senden duyduğum küfürleri hayatım boyunca, ne duydum ne de okudum, sen nereden öğreniyorsun bunları tüm gün, benim bildiğim tek küfür var, onu bile söylemeye çekiniyorum, dedim.

Çok iğrenç benzeri bir konuşma, birkaç yıl önce gerçekleşmiş, sonucunda kusmuştum. Aylarca kendime gelemedim. Acaba dedim, aynı kişi mi, yani tam tamına uyuyor profiller. Sonra bulaşmak, mesaj atmak da istemedim, bu herif kendini önemli biri felan sanıyor, bir rollenmelere giriyor, aklınız durur. İyi ki atmamışım, o değilmiş. Yani en azından rüyamda dayak yediğime göre, o olsa bile konuşmasam iyi olurmuş.

Adamın profiline baktım ama hala aynı modda, herifin boxer’ı yok arkadaş. Hep slip mayo ile. Sapık. Yani şu sportif halimde, bana yürüyen yürüyene, bir Allahın kulu da demiyor mu, oğlum bu işler böyle olmuyor, azıcık şu işe maskülenlik katsan. Ben gay olsam, gay olduğum belli olacak biri ile beraber olmazdım.

Bu arada gayim. Sanırım galiba. Olabilir. Ama frenkansım başka ya. Sadece romantik hislere sahibim. Gaylik tanımını tam tutmuyorum.

Burnumu dün gece bir de o kırdı. Affetmeyeceğim onu rüyamda bu sefer. Kalenin kalbine gömüyorum kendimi. Bebeklerimi de toplayıp, yatacağım.

Her yer bebek, her yer.

Sophie

Yorum bırakın