Geziş.

Gelmeyişlerin, artık kabul olmadığı yıllar. Sonsuza kadar beraber olamayacağımızı biliyoruz da, birkaç güneşli ve yağmurlu birgün daha ekleyemez miyiz ki güzel günlerimize. Ben, en çok bunun için iyileşiyorum. Elimde değil. Hayaller hala var, gitmiyorlar. Hem boşanıyorum da. Kim ne karışabilir. Çok huzurlu birgün kreşte. Saat nasıl 10 oldu anlamadım bile. Dün gelir gelmez yatmışım. Gece…

Work.

Bazen, kocaman kocaman laflar ediyorum ama bu gelmeyip göndermeyisler, bir de haber alamayınca, beni, ayrılmış hissettiriyor. Şimdi üzülme zamani diyor. Bir yanım gitmemeye alıştı, diğer yanim terketmeye. Ve ikisi de benim. Sürekli ama sürekli. Hasta olduğumu yazmamak için, çok uğraşıyorum, bu da son kez yazışım olsun, baya kötü durumdayım. İşten gelir gelmez, yataga gidiyorum. Kas…

Teddy Bear Cup.

Haberin yok, çok sevdim seni dün gece ve her gece de böyle. Doyamıyorum uykulara. Bir de, gündüz çok yorulunca, geceler öyle tatlı oluyor ki. Erkenden giriyorum yatağa, çok seveceğim bu gece diyorum ve çok seviyorum. Dayanmak zor. Mecbur ortak arkadaşımızdan yardim isteyeceğim. Elime birkaç yeni fotoğraf geçsin, bakıp bakıp tapmalık. Bugünlerde, çok böyleyim, Noel sevincinden…

Candy Castle.

Noel’e, ilk defa bu kadar hazırım. Salı günü, karlar büyük ölçüde erirse, Holland şehrine, Christmas Parade’e de giderim. Bu yıl, ön tarafta, fazla dekor seçmedim çünkü çok büyük bir süs aldım. O kapatıyor her şeyi. Diğer süsleri koysam da gözükmeyecek. Hadi yine iyisiniz sokağımdaki çocuklar. Gelip gider, bakarsınız. Bu arada, yeni evimi, daha çok komşu…

Teddy Bear Toss.

Gün itibarı ile, kendimizi kar fırtınasına bıraktık. Sonbahar, tam anlamıyla, Thanksgiving’de bitti. 1 gün sonrasında Teddy Bear Toss sırasında, buz pistinden gelen soğuk ve çıkışta -5 derecede, otopark’ta aracı bulmak, derken, ben hafif üşüttüm. Titredim o gece ama çok zevkliydi.  Hayat ne güzel, ayılar uçuyor… Rüyamda, hep yanında olmak istiyorum sadece, yaşadığımız şeyin, adını bile…

Happy Thanksgiving.

Son Şükran Gününden bu yana, pek iyi günler geçirmedim, yine de elimde, şükür edebileceğim bir “bugün” var. Mesela ne olursa olsun, bugün gibi olursam, hayatım hala çok iyi demektir. Buna da, sadece bugün değil, her gün şükretmeliyim. Sonunda çalışan, çalışmadığı zamanlarda, sağlık ve psikolojik randevularını kaçırmayan, bugün itibarı ile yeniden spor salonuna yazılan biri oldum…

Noel Gift.

Çocukluk saklanmaz, çocukluk üsten baştan dökülür. Sen onu inkar etsen, o seni inkar etmez. Neyse ki kendi çocukluğumu, kreş öğretmeni olarak, çevreme anlatabiliyorum. O yüzden, işimi çok seviyorum, kreşe döndüğüm için, çok mutluyum. Bugün, harika bir pantolon beğendim. James Patrick, ne cikarirsa seviyorum zaten. Hayatımda aldığım en sevimli pantolonum olacak. Kendime Noel hediyem bu olsun….

Period.

Bir zamanlar söylemiştim: Başka bir yere gittiğimi düşünürken, bir bakmışım yine ona gelmişim. Bu hep böyle ama o kızıyor yine de. Hiç hoşlanmadı 2024-2025 yazından. Konunun, kesinlikle bir daha açılmaması konusunda anlaştık. Bir daha açılmayacak. Nokta. Rüyamda beni, üst üste iki gece, gökyüzünden aşağı attı. İkincisi çok üzücüydü çünkü ellerini tutmuştum sakinleşmesi için, ellerimi attı…

Kokina.

Benim, kokina anlayışım farklı sanırım, ben, sadece Noel’de seviyorum onları. Bunun dışında çiçek almayı veya dalından koparılmasını istemem. Harika görünüyor camlarımda şu an. Bu sefer tüm ön camları kaplıyorum bunlarla. Işıklı bunlar, daha şık bir sonuç veriyorlar. İş yerindeki ilk günüm harika geçti. Çalışmayı da, bebekleri de özlemişim. Favori insanlarım benim. İnsan görmeyi de özlemişim….

Don’t You Even Dare.

Erken yatıp, geç kalktığım günler. Dünden beri, ne uyudum anlatamam. Hafta sonlarına, özellikle dikkat etmem gerekiyor. Hafta içi, yoğun tempoyu, ancak böyle kaldırabilirim. Cuma günü, kaslarımın güçsüz olduğunu fark ettim. Bu haftadan itibaren, fiziksel tedavimden sonra, güçlenmek için, biri ile de çalışacağım. Biri başında durmadan, disiplini sağlayamazsın sporda. Dün Becca ile yürüyüş yaptık. Yeni işime…