Bir Gemi Kalktı, Dönmeyecek. Martılar Sevmez Boş Limanı.

Kucağımda uzanmış uyuyordu Küçük Panda. Öyle sevimli uzanmıştı ki, uyanır diye hakaret edemiyordum. Panda çıktı birden bire, ne oldu, uyuyacak bir yerin kalmadı galiba, artık ben uzanıyorum kucağa, dedi.

Uyusun şuna bak rüya gibi, çok güzel…

Daha güzeldim yani, dedi. Konu güzellik değil, hedef şaşırtma yapma, konu senden gerçek hayatta hiç haberim olmaması, nerede ne yapıyorsun, bilmemem, uzaklaş hemen, onu uyandırmanı istemiyorum, dedim kızgın.

Gitmiyorum, birisi gidecekse onun zamanı geldi. Uyansın ona bu gezegende dolaşabileceği yeni gezi rotaları vereceğim, aklını kaybedecek, uzun bir süre dönmeyecek buralara görürsün, dedi.

Bari bunu yapma, ona çok ihtiyacım var, dedim. Seni mahvederim gerekirse, bir an önce aklını başına topla, dedi.

Sonra Küçük Panda’yı alıp kalenin kalbine götürdüm. Kapıyı da kapattım. Kapıyı 3 kere vurdu. Aç çabuk, dedi. Küçük Panda neden böyle davranıyorum gelecekte diye sordu. Daha neler neler diye güldüm.

Neyse Panda dışarıda kaldı yine sonuçta…

İşte bunlar oldu Oyuncak Krallık’ta. Panda hamlesini yaptı, zaten çok uzun süredir çok fazla sakindi.

Bu rüyalardan sonra şunu düşünüyorum hep: Ben yönetsem, Panda’nın sürekli beni sevmesini isterim. Panda’nın kendine has bir karakteri var rüyalarda. Çözemiyorum. Kaçasım var sadece. Beni çok üzdü. Gelmemek ne demek bu kadar çok seviyorsa?

Martılar sevmez boş limanı…

Bugünlerde iş-uyku geçiyor günler. Uzun süredir çalışmıyordum, böyle alışmaya çalışıyorum. Halimden memnun değilim ama annem böyle mutlu oluyor en azından. Sabahtan akşama insanların gözü önündeyim, beni mutlu eden şeylerle vakit geçiriyorum. Kreşimiz bizden çok Çocuk Koruma Servisi görevlisi ile dolu, sokağımızdan polis ve muhabir hiç eksik olmuyor. Kötü günler bitti şimdi sıra daha kötü günlerde. Ben bu dava sürecince, çağrılacağım. Şaka felan kreşin en uzun süreli çalışanı benim. Tamam devamsızlık sorunum var ama bırakmıyorum ne olursa olsun.

Sophie

Bir Cevap Yazın