Mavi Huydur Bende.

42. doğum günüm, ilk hatırlayanın terapistim oldu. Dün, onunla konuşurken farkettim bugünün doğum günüm olduğunu. Nasıl bir iş haftasıydı, işte böyleydi. Kendimi unuttum 5 gündür. Dün evde bayılmışım. Kalp atışım iyice yavaşlamış. Sabahtı sanırım, terapiden sonra. Burnumu kontrol ettim ilk kendime geldiğimde. Yine mi kırıldı korkusu bastı. Dünden beri yatıyorum. Herkes çok kızgın bana şu an, sitemler, doğum günü mesajlarına yansımış halde. Benimse, kendi kalbime göndereceğim büyük bir doğum günü mesajına ihtiyacım var. Ona geleceğe dair sözler vermeli, ona bundan sonra iyi bakacağıma ikna etmeliyim.

Terapistim içine yeni şeyler doldur, diyor, doldur ki, tüm vücuduna onu pompalasın. Denizi dolduracağım ilk. Maviyi, mavinin her tonunu. Edip Cansever’in dediği gibi  “Bir renk değildir mavi, mavi huydur bende” Benim için de böyle, mavi, benim, en sevdiğim huyumdur ve çok şanslıyız ki, bu dizelerin tadını çıkarabileceğimiz denizlerimiz var ülkemizde. Sonunda tatil başlıyor. Cumartesi sabahı New York’a uçuyorum. Kreşi bu halde bıraktığım için üzgünüm ama kendi başıma, zaten tek çözüm ben değilim. En çok Henry’i özleyeceğim tatilde:

Çok alıştık birbirimize. Geçirebilecek 1 haftamız daha vardı ama Shutdown’a gittik.

İyi ki Doğdum.

Sophie

Yorum bırakın