Accident.

Bana vücudumun, en sevdiğim yerini sorsalar, hiç düşünmeden burnum derdim. Bir de dokunulmasına felan çok kızarım, tuhaf bir tikim vardır. Ara sıra duvara vururum dikkatsizce, gözlerim dolar ama kaza anında Airbag açılınca, müthiş acılar eşliğinde kırıldı. O an yaşadığım acının bir tarifi yok. Yüzümün acısından öleceğimi sandım. Yardım gelene kadar, yerlerde kıvrandım. Bir yandan burnum, diğer yandan ağzım kanıyordu. Dudaklarımın alt dişlerle birleşen kısmı yarıldı. Şişlik iner inmez, burun kemikleri eskisi gibi hizalanacak ameliyatla birkaç gün içinde. Tek bildiğim, sonrasında canımın çok yanacağı.

Cat Scan’den sonra, dikişlerim yapıldı ve eve geldim. Dünden beri, ağrı kesici eşliğinde uyuyorum. Konuşunca, ağzım kanıyor, ses çıkarmamaya çalışıyorum. Burnum ise, hiç burnum yokmuşçasına genişleyip şişti ve yüzümü tamamen kapladı. Arada o da kanıyor. Gözlerimin altı giderek siyahlaşıyor. Çenemin altı da mosmor. Evde sağlık hizmetim var da allahtan, sürekli biri ilgileniyor. Vücudum da yorgun. Bir su almaya inecek halim yok.

Hepsi, evimin sokağındaki bir Vaşağa çarpmayayım diye oldu. Ona çarpmamak için, aracı kaçırmaya çalışırken, yandaki refüje çarptım. Hızlıydım, gitti aracımın yanı da. Olanlar yetmezmiş gibi en az 1 ay arabasızım da.

Başıma, birbirinden alakasız, ilginç ilginç şeyler geliyor ya. Uçak çarptı sanki. Öyle bir haldeyim.

Sophie

Yorum bırakın