Yıllardır, kreşlerde çalışıyorum ama ilk defa, 4 kişinin aynı anda, ayin düzenler gibi işi bıraktığına şahit oluyorum. Giden direktörle birlikte onlar da gitti. Yeni gelen direktörün de, kurallarını rulo yapıp, ona teslim etmiş oldular. Yok telefon kullanmayın, yok ceza puan sistemi var. Kendisi sınıfta çalışıyor, yardıma da başka kreşin direktörleri menajerleri koşuyor şimdi. Ben bugün 3.30’da çıktım ya. Onda da çıkamayacaktım, asistanım demiş, Sophie 6’dan beri burada, ölmüştür.
Öldüm tabii..
Kalbim yavaşladı yine. Sıkıntı stres, bitiriyor kalbimi. Hafta sonu, mal paylaşımı yaparken, iki aile arasında, kayboldum yine. Geleceğim yok ama geleceğim için her şeyim planlanmış şekilde. Bravo gerçekten. Eşime kalsa, her şeyini üzerime yapacaktı ama benim tek ihtiyacım olan gitmekti. Ailesinden uzak bir yaşamdı. Bence hiç bir şey değişmeyecek hayatımızda, kağıt üzerinde boşanacağız, mal paylaşımı yapıyoruz sadece.
Mutsuz yıllar geride kaldı, şimdi sıra daha mutsuzlarda…
Ben, bugün yine eve sağlık hizmeti ihtiyacım olduğunu bildirdim aile doktoruma. Bettany diye bir kız var, keşke o gelse, hem genç hem güler yüzlü. Sağlık sigortam, %100 karşılıyor bir de onu. Kendime zarar verme potansiyelim var, ondan çağırıyorum. Dün, kalbimi ben yavaşlatacaktım az kalsın. Dürtüseldi, yapmadım. Üzerine yat uyu, yarın düşün eğitimi aldığımdan beri, ne para harcayıp saçma sapan şeyler alıyorum, ne de ilaçları kullanıyorum. DBT biraz işe yaradı bende.
Tabi 11 yıllık bir kırgınlığı, çözmeye yetmez.
11 yıldır, bir insanı pencerelerde bırakıp da, o yoldan geçmemeyi, doktorlar iyileştirmez. Bunun affı da olmaz.
Rüyalarım bana kalsın, hayat da ona.
Herkes, hoşçakalsın.
Sophie