Happy Halloween!

Bu kadar heyecanla karşıladığım, bir cadılar bayramı hiç olmamıştı. Bugün, hakkını vereceğim sokak sokak. Önce gidip, bahçe süslerinin fotoğraflarını çekeceğim, sonra akşam ufaklıkları bekleyeceğim. Her zamanki gibi, Kurabiye Canavarıyım.

Hastaneden ayrılalı 4. günüm ve hala iyi hissediyorum. Pazartesi gününe kadar böyle devam eder umarım. Başvurduğum kreşte, 5-6 yaş grubu için, Asistan Öğretmen arıyorlar. Bebek yok ne yazık ki ama gelecek ne getirir bilinmez. Yanılmıyorsam, kamusal olduğu için, yazları çalışmıyorlar, saat 3.30 gibi de, paydos ediyorlar. Cuma yarım gün! Ara tatiller de var. Şu bilgi doğruysa, ömrüm boyunca burada çalışırım. Zam bile istemem. Aslında, kriterlerim iyi ama 2 yıl ara verdim nerdeyse. Bundan birkaç hafta önceki görüşmem de, omurga kemiklerimin kırıldığını söylemiştim. Bunu yapmayacağım. İşe alınmıyorum o şekilde. Çünkü her daim, çocukları kaldırıp, indirmek gerekiyor. 5-6 yaş, aslında öyle değil ama yine de sağlık sıkıntıları hoş karşılanmıyor burada.

Dün son güneşli renkli sonbahar günüydü. Drone’la sokağımızı çektim. Kuş bakışı ne güzel görünüyormuşuz meğer. The Lake House diye bir film vardı. Mucizevi bir şekilde, farklı yıllarda yaşayan, iki eleman bir posta kutusu aracılığı mesajlaşıyorlardı. O filmi hep çok severim, beni anlatır bir de onu işte. Bu film The Clientele – I Can’t Seem To Make You Mine, şarkısı ile başlar.

O şarkının çaldığı ufak bir video yaptım:

Bir şeyler yapıyor olmak, yataktan çıkmak, ne güzel şey…

Sophie

2 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Alev Abla adlı kullanıcının avatarı Alev Abla dedi ki:

    Gerçekten de çok güzel. Dron kullanmak da keyifli olmalı.

    Liked by 2 people

    1. Oyuncak Krallık adlı kullanıcının avatarı Oyuncak Krallık dedi ki:

      Öyle gerçekten. Kuş bakışı, dünyaya bakmak, onu kaydetmek, özgür hissettiriyor.

      Beğen

Oyuncak Krallık için bir cevap yazın Cevabı iptal et