Puzzle’a başladım. Kendimi mi birleştiriyorum yoksa puzzle parçalarını, belli değil. Öyle çok kendimle konuşuyorum ki bunu yaparken.

Eve geldiğimden beri, gerçeklerle yüzleşmek, çok kolay değil. Meğer ben kimseyi, dünyalar kadar sevmemişim, üzüldüğümde normal insanların kolayca atlatabildiği şeylere bu yüzden uzun zaman ağlamışım ama bunu ne yaparsam yapayım, değiştiremezmişim, yardım edemezmişim. Gerçek ve gerçek olmayanın, tam ortasında, acı çekiyormuşum. En ağırını ise, 2015 yılında yaşamışım çünkü o zaman psikoz denen duruma geçmişim. O dönemde, ilaçları kötüye kullanmak, elimde bile değilmiş. Kardeşim yıllardır bu durumu, sen duyguları yanlış tanımlıyorsun diye açıklardı. Ona, sence birini sevdim mi diye sordum. Adı bile beni sinirlendiriyor ama tek kişi oldu, dedi. Onu çok sevdin, sana yardım edebilirdi, en kötü durumunda bıraktı gitti, sen o günlerini hatırlamıyorsun ama ben hatırlıyorum diye de ekledi. Hatırlamak istemiyorum sadece. O kadar çok şey oldu ki. 2015’i arattırdı bana. Sorun gitmesi değil zaten, dönmemesi.
40 yaşının benim için zor olacağını biliyordum ama tam bir uçurum olmasını istemiyordum. Tam bir uçurumdayım. Hastane, zamanında yakaladık seni, iyileşeceksin, insanlarla olan ilişkilerin düzelecek, diyor. Bu olursa çocukluğumu kaybederim o zaman, diyorum. O noktada da, tıkanma oluyor işte. Ben kendimi olduğum gibi seviyorum.
Bunu da kardeşime sordum, insanlar beni belki de hiç sevmediler, dedim. Çok sevimli ve havalısın, gören 40 yaşında demez, insanlar beni senden 5 yaş büyük sanıyor, saçında nerdeyse beyaz bile yok, insanda bağımlılık yapıyorsun, onu da anlıyorum aslında, dedi. Keşke hastanedeki sağlık teknikerine dikkatli davransaydın, o kız hiç sevilmemiş, sevgiye alışık biri değil anlattığına göre, bırakmayacak peşini, bir de onunla uğraşacaksın, diye bu konuya da değindi. Kötü bir deneyim yaşadığım doğrulandı, insan hakları avukatı, haklı olduğumu ve dava açabileceğimi, söyledi. Eşim, anlamı, şikayetinle bir sürü insan kovulacak, yapmak istediğine emin misin, diyor. O gerizekalının hayatına, büyük bir gerilim katacağımı düşünüyorum aslında. Olayın direkt aktörü değil ama dolaylı yoldan, bunun üstüne atabilirler her şeyi. ABD, böyle bir yer. Kurtlar sofrası gibi. Şikayetimi geri almayı ise, kesinlikle düşünmüyorum. Bir sürü hasta ama iyi insan var orada. Sevdikleri üzmüş diye orada çoğu, kötü muamele yapamaz kimse. İbret olsun diye, yapacaksın böyle şeyleri. Kendi adıma değil, başkaları adına yapacağım. Birazdan statement’ı yazacağım.
Hatta şimdi yazayım.
Sophie