Sonunda, eğlenceli bir şey yaptım, kendim için. Birazdan da yürüyüşe çıkacağım. Drone kullandım bugün. Kullanamamam beni çok rahatsız ediyordu. Hala tam anlamıyla 360 derece çekmeyi öğrenemedim zaten. Bunu, düz çekim olarak da deneyeceğim. Sevdiğim küsmüş, gitmiş buralardan. Kırmızı ile Mavi’nin hikayesi bitti mi şimdi? Panda ile Sarman’ın, Kuzey Yıldızı ve Tanrı’sının ilişkisi bitti mi? Bir…
No Place Like Home.
Yaprakların, tamamen dökülmesine birkaç gün kaldı. Aynı zamanda Cadılar Bayramına da. Evde hem güzel zaman geçiriyorum, hem de bahçeyi ve evi dekore etmeye çalışıyorum. Keyfim yerinde. Vanilyalı puding ve kola eşliğinde, 3 kitabı aynı anda okuyorum. Bu sırada Alexa, telefonumdaki fotoğrafları da slayt olarak döndürüyor. Alexa’nın bilmediğim bir sürü özelliği varmış meğer. Geceleri, white noise…
Beachwood.
Sonunda, Pine Rest’ten tamamen taburcu oldum. Bir daha oraya dönmemek için elimden geleni yapacağım. Karma ünitede kalmadım, Becca yine Beachwood Unit’e gitmemi sağladı. Orada, aslında istediğiniz zaman, telefon odasına girip konuşuyorsunuz ama ne yazık ki hastanede nöbet geçirdim ve bana çok ağır ilaçlar verildi. Yataktan çıkabilsem, mutlaka telefon odasın giderdim. Bugün Drone kullacağız ve evi…
Puzzle.
Puzzle’a başladım. Kendimi mi birleştiriyorum yoksa puzzle parçalarını, belli değil. Öyle çok kendimle konuşuyorum ki bunu yaparken. Eve geldiğimden beri, gerçeklerle yüzleşmek, çok kolay değil. Meğer ben kimseyi, dünyalar kadar sevmemişim, üzüldüğümde normal insanların kolayca atlatabildiği şeylere bu yüzden uzun zaman ağlamışım ama bunu ne yaparsam yapayım, değiştiremezmişim, yardım edemezmişim. Gerçek ve gerçek olmayanın, tam…
Don’t Care Givers.
Kafamı bir yere vurmadığım veya kafama bir şeyin düşmediği bir hayat yaşamak istiyorum. Neyse ki, çok sakin bir sokakta yaşıyoruz. Yoksa, delirmiştim. Sese karşı aşırı duyarlıyım. Güneşe zaten tahammül edemiyorum. Pine Rest’ten, taburcu olmayı isteyeceğim bu yüzden. Kafamı çok vurdum bu yaz, acaba vura vura mı kırdım diye düşünüyorum. İlki evde oldu, bradycardia durumundayken, sonra…
Involuntary Admission.
Bana beddua eden kimse, detayına kadar belirtmiş. Böyle sağlıksız, her şeyin peş peşe geldiği, bir yıl daha olamaz. Yaklaşık 2 hafta önce, 988 ile konuşuyordum web page üzerinden. Ruhsal olarak rahatlamak için, kriz hattı bu. Aramadım, adımı söylemedim. Çok alakasız sorular sordu, yani hava nasıl orada diyordu. Bot zannettim, kapatıyorum, dedim. Hayır gerçek biriyim, şu…
Weeekend!
Yeni telefonum geldi. Umarım kendisi, oversharing yapmadığım, daha çok edebi kaçtığım blogların fotoğraflarını çekecek. Dünyanın en sağlam cover’ını takmadan kullanmayacağım. Her yıl, ya telefon kırıyor ya da kaybediyorum. Tek telefonumu, 3 yıl üst üste kullanamadım. Şu an ise bir köşeye koydum. Üzerimde ruhi bir tembellik var, evde kameralar dahil, o kadar çok şey var ki,…
Happy Birthday Winnie.
Ufak bir sevinçten, bayram yaptık kendimize birkaç saatliğine. Winnie’nin doğum gününü kutladık. 3 gün once, evlilik yıldönümümüzdü. Dışarıya çıktık ama o bile öyle zor geldi ki. Motivasyon adına, en ufak bir kırıntı dahi yok içimde. Zaten hangi evliliği kutlayacağız, onu da bilmiyorum. Boşanmıyor muyuz? Ben bir aydır boşa mı kürek çekiyorum. Kendi beynime çok ihtiyacım…
September 13th.
Birleşik Devletler’e geri döndüm. Tekrar başlamak ve her şeyden vazgeçmek arasında bir yerlerde ruh halim. 13 gündür, aileler arasında çıkan gürültünün, kopan fırtınaların, hastane ziyaretlerinin ardı arkası kesilmiyor. Bense Pine Rest’e kaçtım, hem gönüllü hem gönülsüz olarak, ambulansla gittim. Vaftiz annem aradı. Bol bol dinlendim orada. Herkese uzaktım. Buz kestim. Bazılarının yüzüne bakmadım, günaydınlarına bile…
Marmaris.
Knidos sonrası durağımız, Marmaris oldu. Güzel koylarından birkaçında yüzdük. Turunç çok güzel bir koymuş. Elimden geldiğince görsel almaya çalıştım ama eğlenmek ağır bastı ve bir yerden sonra, kendimi ortamın güzelliğine bıraktım. 2025 yılını biraz da burada teselli ettim. Hayatımın, elveda dediğim yarısının kayboluşunu ise, teselli edebilecek hiçbir şey olduğunu sanmıyorum. Akşam ise, finali, sarhoş olarak…