Nightmares.

Gün içinde yaptığım 2 şey var: İşe gitmek ve gelince uyumak. Bunun da rüyalarımla yaşamama büyük etkisi var. Ben, yıllardır yazıyorum rüyalarımı. Böylelikle bir daha yaşıyorum. Yazarsanız, zamanla tüm rüyanızı hatırlayacak bir alışkanlık ediniyor beyniniz.

Oyuncak Krallık’a ve bebeklerime dönemiyorum.

Dün gece, kuleye hapsedilmiştim. Ne olur çıkar, seni özledim, gerçekten seni görmeye ihtiyacım var, rahatsızım, bradikardiye düşüyorum sürekli desem de, işe yaramadı. Öncesinde de gökyüzünden atmıştı. Bloğuma dürüst olmaya çalışıyorum sadece, biliyorum birinin ellerime yorum yapmasına kızdın, sadece hoşuma gitti, şu ara biri selam verse, beni seviyor anlıyorum, özür dilerim, dedim.

Açmadı. Aklın başına gelinceye kadar buradasın, dedi. Sonra kaderime razı oldum ve yattım. Dünyada ne zaman uyanacağımı biliyordum. Daha çok vardı. Kızgınlığı geçecek gibi değildi. Bu yıllarca geliştirdiğim başka bir şey rüyalar hakkında. Zamanları daha bir anlar oldum. Ne zaman uyacağımı artık biliyorum.

Bir de normal rüya görsem, daha kötü şeyler görüyorum. Kabuslar bitmiyor. Geceleri eziyet çekiyorum.

Neyse, yine iyi geçmeyecek bu gece. Korkmadan yatabiliyorumdur umarım. Çok üzücü bir de yorum yapayım: Güzel laf mı duyuyoruz, duyunca şaşırdık işte. Bunda daha ne olabilir.

Başım yine belada. Psikoterapistime endişelenecek şeyler söyledim. Bazen onu da arkadaşım gibi görüyorum. Bu kötü oluyor. Başıma bir şey gelecekse de önceden bilmeliyim. Ambulans, polis eve gelince rezil oluyorum, bir de ambulans faturası geliyor. Kendim giderim, gittiğimde de özel klinikte kalırım. Karma klinikte daha kötü oluyorum. Meşhur 5 günümü, orada tamamlayayım.

PS: Allah bildiği gibi yapsın…

Sophie

Yorum bırakın