Kabuslar. Bitmek tükenmeyen kabuslar. Bugünlerin özeti böyle. İlaç bırakma sürecinde, çok kötü sallanıyorum. Kış uykusu diye güzelledim önümdeki 2 ayı. Bir de harcama yok ilan ettim. Yaz geliyor, Temmuz ayında Türkiye’de olmam gerekecek. Yazın ciddili para harcıyorum tatillerde. Eşimle ailemin yaşadığı şehre gideceğim. Boşanma kâğıtlarımız oradaymış. Kötü haber, eşimin ailesi de geliyor. Oğullarına destek olmak istiyorlar. Anlıyorum ki, eşim istemiyor bu boşanmayı. Ama ben istiyorum. Hayatımıza, yeni bir tanışıklık ile devam edeceğiz.
Birisi dün, ellerin ne güzel, hani evin en güzel eşyası konur ya, o ellerini de koymak gerekir o yere, dedi. Kimyam bozuldu. Hiç bu kadar iddialı bir şey duymamıştım. Kendimi neden sevmiyorum bilmiyorum ama böyle bir söz, nasılda unutulmuyor iki gündür.
Sevgililer günü, herkes ufaktan da olsa sevgili kelimesini, hatırlamak ve yaşatmak istiyor.

Gelecekteki kutlama ve dekorasyon Aziz Patrick günü. Bu yıl erkenden Paskalya geleceğinden, Noel süslerini ilk defa bu kadar erken kaldırmam gerekecek.
Şu an blog yazmıyorum, bazen böyle oluyor, aklımdan ne geçerse yazıyorum. Ah Borderline olmak. Öyle hızlı ruh hali değiştiriyorum ki…
Sophie