Son zamanlarda, öyle çok uyuyup, öyle çok tatil yaptım ki, yarından itibaren yoğun iş temposuna nasıl ayak uyduracağımı bilmiyorum. 12 saat uyumuşum. Dün en son Apples to Apples oynuyorduk.

Diğer bir yandan da kar manzarası izliyorduk. Nasıl huzurlu hissettiysem, oyun bittiğinde, mutlu bir şekilde uzanmışım. Uzanmış, Panda’ya karışmışım…
Panda’nın kucağında uyandım tuhaf bir şekilde. Hasta değildim, genelde hasta olduğumda uzanırım ona. Karlar yağıyordu Oyuncak Krallık’ta. Üşümüyorduk ama üşürmüş gibi sıcak deniz kenarlarına inmek geçiyordu içimizden. Çok değil, birkaç güneşli gün daha geçirmek istiyorum seninle, dedim Panda’ya. Olacak, söz veriyorum, iyi olursan, olacak, diye cevap verdi.
Ömrümüz ve sevgimiz, mutlu bir yaz gününü, fazlasıyla hak ediyordu. Ben onunla aslında, Türkiye’nin en sıkıcı köyüne gitmeye bile varım. Bir şekilde göreyim de, nerede görürsem göreyim. Güneşe bile gerek yok, o yanımda olsun yeter.
Haftaya, Snowboard yapmaya karar verdim. Hız yapmadan, kendimi denemek istiyorum. Kimsenin haberi yok tabii. Cumartesi günü, bir şekilde ortadan kaybolacağım. Umarım yaralanmam. Sırtım kırıkken, onu koruyan plastik bir şey giyiyordum, onu giyeceğim içime. Sırtım düşsem de acımaz onunla.
Noel devresi iyi geçti. Güzel bir yıla girdik bence hep beraber. İçimde öyle bir his var.
Sophie