Zaman algısının, kaybolduğu günler. Ne zaman Noel, ne zaman Yeni Yıl, hangi gün çalışıyoruz, hangi gün çalışmıyoruz, bunlar hep karıştı. Şu an ise, sıcacık yatağıma oturmuş, uyumak için, hazırlık yapıyorum. Nasıl bir virüs dolaşıyor bilmiyorum ama bu seferki, kasların ağrımasına da neden oluyor. Bugün, çalışmamam iyi oldu, yarın da çalışmayacağım muhtemelen. Yeni yıl günü, hangi bebek gelir ki? Bir de bu gece aşırı kar yağacak. Bundan da ayrı bıktım. Süsleri sürekli takıp, çıkarıyorum. Sürekli çamur oluyorum. Bu sorunu Cumartesinden önce, halletmem gerek. O gün Becca ve çocuklar gelecek. Her yıl bugünlerde beraberizdir. Yine gelecekler.
Rüyamda, aşkın üzerine karlar yağmıştı. Tüm Oyuncak Krallık, karın tadını çıkarıyordu. Panda, yüzüme kar topu atıyordu. Ben ise ona kıyamıyordum. Patilerini saklayan kedi gibi, saklıyordum ellerimi. Sen ne kadar atarsan at, bu rüya bile olsa, canını acıtamam ben senin, diyorum. Bu, şikayeti geri alma kısmı biraz beni de sıktı sanırım, diyor. Yeni yıla, yeni umutlarla başlıyorum, en büyük hedefim, işim ve sağlığım olacak, bedenen ruhen hasta olmayacağım, bir daha oraya dönmeyeceğim, en güzeli ise unutacağım diye cevaplıyorum. Söz ver bana, şimdi söz ver, diyor.
O sırada, yatağımda hasta yatıyorum. Bundan sonraki günler için söz veriyorum, diyorum.
Görücez, diyor ve beni güldürüyor.
Seni seviyorum Panda.
İhanetler ve hastalıklı günler, 2026’da sona erecek. Yarın için çok heyecanlıyım. Umarım eve düşüğümden önce gelir, tadını çıkarırım.
Sophie.