Gün itibarı ile, kendimizi kar fırtınasına bıraktık. Sonbahar, tam anlamıyla, Thanksgiving’de bitti. 1 gün sonrasında Teddy Bear Toss sırasında, buz pistinden gelen soğuk ve çıkışta -5 derecede, otopark’ta aracı bulmak, derken, ben hafif üşüttüm. Titredim o gece ama çok zevkliydi.


Hayat ne güzel, ayılar uçuyor…
Rüyamda, hep yanında olmak istiyorum sadece, yaşadığımız şeyin, adını bile koymak istemiyorum Panda, yanımda olman yeter, hep söylüyorum, bir şekilde beni bul, hayat sensiz geçiyor ve ben, buna çok üzülüyorum, diyordum. Ayrıca kızmıştım biraz ona. Bazen, öyle durumlar oluyor ki, tek bir işarete bile razı oluyorum ama geçen hafta, şehir üzülünce, ben hiçbir şey duyamadım.
Hain. Hala biraz kızgınım sanırım. İnsani konular, kişisel kavgalara dahil değildir.
Hastalığımın şiddeti bazı zamanlarda artıyor. Neyse ki, terapiler sayesinde, daha rahat geçiriyorum, şimdi şehrin üzülmesini. Onda da, delüzyonel oluyorum. Başına hep bir şey gelecek korkusu var.
Keşke, hep mutlu olsa bu şehir. Çocuklar için, oyuncak ayılar, orada da atılsa…
Sophie