Noel Gift.

Çocukluk saklanmaz, çocukluk üsten baştan dökülür. Sen onu inkar etsen, o seni inkar etmez. Neyse ki kendi çocukluğumu, kreş öğretmeni olarak, çevreme anlatabiliyorum. O yüzden, işimi çok seviyorum, kreşe döndüğüm için, çok mutluyum. Bugün, harika bir pantolon beğendim. James Patrick, ne cikarirsa seviyorum zaten. Hayatımda aldığım en sevimli pantolonum olacak. Kendime Noel hediyem bu olsun. Noel’e kadar açmayayım geldiğinde.

Noel hazırlıkları devam ediyor. Çok az kaldı bitirmeme. İlk defa Noel öncesi, her şey hazır olacak. Şükran Günü etkinliği olan Teddy Bear Toss’ta, sahaya fırlatılacak, ayı da hazır. Hockey maçına gitmeli de yıllar olmuştu. Güzel bir akşam olacak.

Öyle çok uyudum, öyle çok rüyaya daldım ki bu hafta sonu. Dün nerdeyse, tüm gün uyudum. Kaslarım ne zamandır, bu denli çalışmıyordu, yorulmuşum.

Rüyam:

Oyuncak Krallık’ta, bebeklerim ve Panda’ylaydım. Artık istediğim gibi dolaşabilirim, işim var, işimin olması, iyi olduğuma işaret, beni rahat bırakacaklardır, dedim Panda’ya. Nereye gitmek isterdin, diye sordu. Seninle mi dedim? Evet benimle, dedi.

İlk önce Lapland’a gitmek isterdim. Ne kadar Michigan’da yaşarsam yaşayayım, seninle görmek isterdim kuzey ışıklarını, burada da çok kar yağar ama o karda oynamak isterdim, buraya bensiz gittiğine çok üzülmüşüm, aslında nerdeyse hiçbir ülkeye beraber gitmedik ama bunun acısı bir farklı, çok gitmek istemişim, dedim.

Çok hastaydın, çağırsam bile ailen izin vermezdi, dedi.

Sonra Filipinler’e gitmek isterdim. Sahilde bir otelde, günlerce yüzüp, ağacın gölgesinde kalan kumsalda sohbet etmek…

Sessizlik oldu. Başka nereye diye sordu. Aslında her yere, dedim ağlamaklı. Sarıldık sonra.

Sarılsak barışırdık, neden darıldık, hiç bilmiyorum. Keşke Lapland’a ben de gitseydim. Her yeri aşıyorum ama bu seyahatini aşamıyorum.

Sophie

Yorum bırakın