No Place Like Home.

Yaprakların, tamamen dökülmesine birkaç gün kaldı. Aynı zamanda Cadılar Bayramına da. Evde hem güzel zaman geçiriyorum, hem de bahçeyi ve evi dekore etmeye çalışıyorum. Keyfim yerinde. Vanilyalı puding ve kola eşliğinde, 3 kitabı aynı anda okuyorum. Bu sırada Alexa, telefonumdaki fotoğrafları da slayt olarak döndürüyor.

Alexa’nın bilmediğim bir sürü özelliği varmış meğer. Geceleri, white noise açıyorum. Haber kanallarına bağlanıyor. Amazon Prime’deki filmler ve diziler izleniyor.

Maple ağacım henüz tam kırmızıya dönmedi ama sokağımızda tam anlamıyla, dönen kırmızı yapraklı ağaçlar var.

Birazdan Drone da kullanacağım. Aslında, yürüyüş yaparak, oyuncakların fotoğraflarını çekmek var bugün. Kendimi iyi hissediyorum. Doktorumun önerisi, her gün yürüyüş yapmam. Dün, bir iş teklifi aldım. İmkanı kısıtlı ailelerin, çocuklarını gönderdiği, Head Start adında bir kuruluş. Zorluk derecesi yüksek. Biraz daha çalışmamayı düşünüyordum ama böyle bir teklif gelince, hayır diyemedim. Pazartesi anlayacağım teklifin ciddi olup olmadığını. Ciddiyseler, yaza kadar dayanırım gibi geliyor. Yazın da her zamanki gibi, Türkiye’ye tatile.

Rüyamda Panda’yı gördüm, Panda suretindeydi. Yani oyuncak ayı gibi. Sarıldık. Keşke gerçekten hayatımda sarılsan, dedim. Başaracağız söz veriyorum, dedi.

Ah bu 10 yılda kaçıncı söz. Ortalarda bile yok.

Sophie

3 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Alev Abla adlı kullanıcının avatarı Alev Abla dedi ki:

    Bu ağaç muhteşem adı nedir?

    Liked by 1 kişi

      1. Alev Abla adlı kullanıcının avatarı Alev Abla dedi ki:

        Bizdeki adı akçaağaçmış.

        Liked by 1 kişi

Yorum bırakın