make it count.

manyak bir horoz tarafından, sabah 4’te uyandırıldım ve deli gibi uykum vardı. yine de bugünü, epik bir şekilde bitirmem gerekiyordu. dün, hiç bir şey yapamamıştım. tüm gün yatmıştım. iki kişi tarafından yatırıldım. bugüne kadar, bu, hiç olmamıştı. ben de anlayamadım, şoka girdim açıkçası. başta taklit yapmaya çalıştığım şey, beni sadece dakikalar içinde, gerçek bir paniğe sokmuştu. arabayı da vurunca çıldırdım. başka türlü bitemezdi, o saatten sonra. 1 mg verdiğine göre, kötü durumdaydım. her gün daha iyiyim ama henüz o kadar toparlayamadım.

pcr testimizi olduktan sonra, kendimizi zipline’a attık. iyi hissetmiyordum ve sırtım da acıyordu. hala güneş yanıklarımız var. ağlamaya değmeyecekti. yapmadık. sadece lift ile çıkıp indik. manzaranın, tadını çıkardık. ismi çok komikti aslında. flying dutcman. uçan hollandalı. içimde kalmadı değil.

sonra, eşim güneşe artık tahammül edemeyince, kaldığımız yere döndü. ben de mesut ile tadını çıkardım. iyi hissetmiyordum ama bugün bir şekilde, olmak zorundaydı. oradan oraya koştuk.

bu sırada, bir casino’ya da gittik. hayatım boyunca, hep merak ettiğim bir şeydi. las vegas’ta gidecektim ama tuhaf, çıplak kostümleri olan kadınlardan çok korkmuştum. hayatımda, ilk defa oynadım. saat tam 3.05 vuruyordu, ilk tuşa bastığımda. sadece 5 dolar yatırarak, 164 dolar kazandım. daha çok kazanabilirdim ama durdum, zaten parayı da almak istemedim, zorla verdiler. sıkıcıydı zaten bir yerden sonra. kızlara, doğum günümde, içki alırım artık. adam çok komikti, sen bu parayı bitcoin’e yatır, bu şansla yürür gidersin, dedi. türklerin işlettiği bir casino’ydu ama çok komikti, adamı topuğundan vurmuşlar, sendeleyerek yürüyor. zor tuttum kendimi, gülmemek için.

değişik bir dünya…

üzümlü kek, sevmeyecek bunu pek. annem de sevmedi. zaten üzümlü kek, bugünlerde nefes aldırmıyor bana. dün gece, yine kucağında uyandım. neden 0,5 mg değil de 1 mg diye hesap soruyordu. öldüreceğim o herifi, dedi yine.

kabul etmez ki üzümlü kek. açıklamasan daha iyi. daha çok sinirlendi.

yapma korkuyorum, ödümü koparıyorsun bugünlerde, dedim.

cevabı:

iyi olmanı istiyorum, o yatta ne olursa olsun dayanamayacaktın ve içecektin, koşuyu hatırladın mı, o gün nasıl koştun, durdurmak zorundaydım, hem bebeklerin çocukların ne olacak, hasta olacaksın ve işe gidemeyeceksin, vücudunun en az 10 saat uykuya ihtiyacı var, ambien kullanmasan da buna ihtiyaç duyuyorsun, dediğim olacak.

sonra kafamı öperek mührü de bastı. konu kapandı böylelikle.

benim de istediğim şeyler var üzümlü kek, görüşebiliriz bir yerde, yapabilirsin, dünya kocaman, sensizlikten deliriyorum artık, instagram’ı aç en azından, geberiyorum burada…

diyorum.

ondan sonra da, gittiğim yerlerin ve arkadaşların hesabını sor, diye yanıt veriyor.

hayır yapmayacağım, o ne olduğu belli olmayan herifle olanlara bile kızmayacağım.

ağzıma küreği yiyorum. kocaman elleriyle, tam oturtuyor.

bununla birlikte, bir sabaha daha, hangisi doğru, hangisi doğru değillerle, karmakarışık duygularla uyanıyorum. beni uyandıran horozu da gırtlaklayasım geliyor.

manyak horoz.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.