save the date!

olmadı denilen birgün. çünkü gerçekten olmadı! panik içinde bir sabah sonrası, akşamüzeri yatağımda, ne oluyor, bana ne oldularla kalktım. sonradan hatırladım, eşimin sabah sakinleştirici verdiğini. ilginç bir andı, hiç bilmediğim bir odada, tek başıma yatıyordum. anımsayamadım. anlam veremedim, nerede olduğumu hatırlayamadım. dışarı da çıkamadım, çünkü kapım kilitlenmişti.

peki ne olmuştu? gece, hayır dediğim hayır demek, nesini anlamıyorsun, gitmeyeceksin, dedi üzümlü kek rüyamda. uyandığımda da, tepkisi farksızdı. hatta çıldırmıştı. dünyanın, en önemli şeyi değildi bu yat gezisi ama ciddi anlamda para verdiğimiz için, ne olursa olsun, orada olmam gerekiyordu. elim ayağıma dolaştı, gitmeyeceksinler tıklanınca. eşime iyi hissetmiyorum dedim ama o anlarda, henüz kötü hissetmeye başlamamıştım. ben genelde, kötü hissederim, numarasını yapmam böyle bir şeyin ama hayat, bana korkudan, bunu yaptırıyordu nerdeyse. eşimin de tepkisi hiç hoş olmayacaktı. sonra tekrar sordum üzümlü kek’e. içmeyeceğim, yapma dedim. cevap gene hayırdı. o an, arabayı garajdan çıkarıyordum. sinirimden, öyle hızlı geri aldım ki, ön kaporta gitmiş oldu. eşim de, iyi değilsin, önce seni yatırayım, sonra bu araba işini halledeyim, dedi. sinirden kızarmıştı, bakamıyordum bile. ilacımı verdikten sonra biraz yanımda kaldı. bu sırada, babası ile sigorta işini halletmesini konuştu. babası, demediğini bırakmadı telefonda. ilk tatilimizdi ve resmen batırmıştık. ben, artık ayağa kalkamayacak kadar sakinleşince, yata tek başına gitti. gitmezdi normalde ama babası çok bağırınca, başka şansı kalmadı. benim de gittiğimi söyleyecek muhtemelen. onu bekliyorum şu an. hala gelmedi. umarım, harika su altı fotoğrafları yakalamıştır.

böyle bir sakinleştirici alınca, uyanacağım yer bellidir. iyiliğin için yaptım, bu kadar gücün yok, kazanabileceğin paranın yarısını alıyorsun o bebekler için, dönünce gidemezsin o işe diyordu. bebeklerimi ve çocuklarımı, sakın bu işe karıştırma diyerek bağırdım ve kendi kaleme yöneldim. orada uyudum.

yani, olur. birbirine yakın, iki insan birbirine izin vermeyebilir (ben yapmam o ayrı) ama o kişinin, kesinlikle, bunları karşılayabilmesi gerekir.

yemin veriyorum, 10 gün konuşmayacağım. ben de böyle söylemiştim, bugün için. 17 haziran’da görüşürüz.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.