william.

bugün hayatımın en unutulmaz günü. 7 ay önce, işe başladığımda, emekleyemeyen bebeklerim bile, bugün dışarda playground’da, benimle oynuyordu ve koşup koşup bana atlıyorlardı. kaç kere gözlerim doldu ve kendimi tuttum ağlamamak için, bilmiyorum. en tatlısı ise william’dı. chunk oğluşum benim. onun ilk öğrendiği kelimelerden birini bilmek ister misiniz?

more. (daha fazla yiyecek istiyorum)

sadece yemeğe odaklı bir bebeğimiz william. william, sadece yemek için ağlar. yemek geç kalırsa veya ilk ona servis edilmezse, olay çıkarır. şimdi de, daha çok istiyor. anne ve babadan sonra, more kelimesini kaptı direkt. veremiyoruz bayım. eğer verirsek, playground’da 2 saat oynayacaksın şartı ile anlaşıyoruz. yemek için, deli gibi oradan oraya koşuyor. en çok da kucağıma koşuyor. canım benim. canım oğlum. ilkler ne kadar farklı ya. ilklerimin hepsi çok değerli. deliye döndüm bugün. hepsi toddler 1 oldu, blake ve micah hariç. zaten onlar da oraya bir geçsin, infant 2’ye adım atan ne olsun. yani john da var ama bree’yi istediğim kadar görebilirim. onun oğlu. illa anaokulunda olması gerekmiyor.

bleykimin ise, henüz beli güçlü değil. ondan küçük çocuğun güçlü ama garibimin değil. 1-2 aya daha ihtiyacı var. micah ise potada. yere sağlam basıyor ama kendine güvenmiyor, hemen oturuyor yere. tüm gün elimdeydi, tüm kreşi yürüttüm ellerinden tutarak.

micah’ın çok özel bir yanı var. micah ile benim bebekliğimiz aynı. o yüzden, çok sevdim onu da. gerçi her bebeği seviyorum ama bazılarına başkayım.

bunu da düşündüm. gerçek şu ki, biz öğretmenler, çocukları seçmiyoruz, çocuklar bizi seçiyor. benden nefret eden, kesinlikle kucağımda olmak istemeyen çocuklar da var. işi düşünce geliyorlar ancak. sahtekarlar. hayır inanıyorum sevgilerine, sonra hayal kırıklığına uğruyorum.

bugün playground’da, sarhoş oldum. mutluluk sarhoşu. güneşin altında, nasıl mutlular. nasıl koşup, üzerinize tırmanıyorlar. mutluluğun değeri, paha biçilmez.

bugün neydi böyle, bugün neydi.

o sırada da, gözlerim deli gibi kızarmıştı ve deli gibi habire sıcak havlu koyuyorum. yani eve gelmeliydim aslında ama öğretmen yoktu. dün dediğim gibi infant 2 düştü. infant 2’nin düşüşü demek, kombine yaptığımız için, infant 1’in de düşüşü demek. toddler 1’inde. yarın infant 1’de düşer. cuma günü de toddler 1.

sadece ben hasta olmuyorum. yani bu anlamda da, en iyi işi seçtim. falsolarım görünmüyor. hastaysam, hastayım. gelemiyorum. başkaları da gelemeyebiliyor hasta olduğu için. çünkü başka zamanlarda, kalbimi koyuyorum başkaları için. sonra başkaları da, benim için kalbini koyuyor.

ben bu şirketi kolay kolay bırakmam. çocuk kalpli sıfatım, burada anlam buldu.

çocuk kalpliyim ya ben,

çocuk kalpliyim.

ps: ah gözlerim. antibiyotik damla kullanacağım yatmadan önce, şu an iki gözüm de kırmızı. ışığa bakınca, canım acıyor.

One Comment Kendi yorumunu ekle

  1. sirinmirinörümcek dedi ki:

    Daha önce neden seçmedinki bu işi, Tam senlik, Gözün iyileşti mi?

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.